2013’te yükseköğretimde beklenen üç yönelim

0

Küresel ekonomik kriz nedeniyle kalıcı değişimlerin yaşandığı yükseköğretim sisteminde, üç temel yönelimle karşı karşıya kalacağımız bir yıl geçireceğiz.

Uluslararası yükseköğretim, doğası gereği sosyo-kültürel, ekonomik ve jeopolitik pek çok değişkenin kesişim noktası. Yıllardır bu değişkenlerin karışık ilişkisinin öğrenci hareketliliğini, kurumsal stratejileri ve ulusal politikaları nasıl etkilediğine şahit olmaktayız.

Peki, 2013 yılında uluslararası yükseköğretimi şekillendirecek yeni yönelimler neler olacak?

Aşağıda 2013 yılında yükseköğretimi etkilemesi beklenen finansman, düzenleyici çevre ve teknolojiye ilişkin yönelimlerin neler olabileceğine yer verdim.

Fon: Daha fazla kurumsal öz-yeterlilik ve rekabet

Tüm dünyada pek çok kamu üniversitesinde küresel mali krizin yankıları hissediliyor. ABD’de kriz sonrası pek çok devlet üniversitesinde bütçe kesintilerine gidildi ve üniversiteler, eyalet harcından fazla harç ödemesi yapan uluslararası öğrencileri çekmeye odaklandı. Mesela Kaliforniya Üniversitesi’nde (UCLA) 2008-2012 yılları arasında lisans eğitimine alınan uluslararası öğrenci sayısı 142’den 1012’ye çıkarak yedi katın üzerinde artış gösterdi.

Kaliforniya Üniversitesi gibi kurumlar popülaritesiyle öğrenci çekerken, diğer pek çok kurum daha proaktif bir öğrenci çekme modeli için kendi kapasitelerini henüz yeterli görmüyor.

Ayrıca Moody’s Yatırım Servisi’ne göre “Fiyat belirleme gücünün zayıflaması ve kayıtları artırmanın zorlaşması sayıları artan Amerikan üniversite ve kolejlerinin gelir artışını engelliyor.”

Bu tarz bütçe sorunlarıyla sadece ABD karşı karşıya değil. Artan rekabet ortamını ve kamu sermayesi finansmanını belirleyen İngiltere Yükseköğretim Fon Konseyi (HEFCE), İngiltere üniversitelerinin finansal durumu hakkında uyarılarda bulunuyor ve bütçelerini artırmaları için harçlarını yükseltebileceklerini ifade ediyor.

Avustralya yükseköğretimde kontenjana dayalı sistemi terk edip, yerine Öğrenci Harcama Fonu’nu getirerek talep bazlı bir modele geçti.

Bu senaryo, hükümet tarafından fonlanan öğrencilerin alımında üniversiteleri büyük bir rekabet içine soktu, çünkü daha fazla öğrenci alımı daha fazla gelir anlamına geliyor. Dahası, Avustralya üniversiteleri araştırma fonlarında önümüzdeki 4 yıl için 500 milyon dolarlık bir kesintiyle karşı karşıya.

Genel olarak pek çok ülke finansal daralma ile karşı karşıya ve 2013’te herhangi bir köklü bir gelişme beklenmiyor. Dünya Bankası’nın ifade ettiği gibi: “Önümüzdeki iki yıl için beklentiler, olumsuz yönde büyük belirsizlikler ve risklerle dolu olduğundan endişe verici.”

Bu bütçe sorunlarının yansımaları 2013 yılında yükseköğretim pazarını etkileyecek, kurumsal yeterlilik beklentilerinin daha fazla artacağı bir senaryo ile sonuçlanacak.

Düzenlemeler: Risk yönetimi ve kalite güvencesi üzerine fazla odaklanma

Küresel mali krizin yükseköğretimde bir diğer önemli etkisi yükseköğretim kurumlarında düzenleyici ortamın daha da sertleşmesi.

ABD’de, üniversitelerin artan borçları ve bütçe açıklarından dolayı özel üniversiteler çok daha sıkı teftiş ediliyor ve buna rağmen bu kurumlardaki usulsüzlüklerle ilgili halen pek çok rapor yayınlanıyor.

Pazarın öncülerinden Apollo Grubu ve DeVry’nin borsadaki hisseleri 52 haftadır düşük düzeyde.  2012’de Apollo ve DeVry’de işten çıkarmalar oldu, Apollo bazı kampüslerini tasarruf tedbirleri kapsamında kapattı, online eğitime başladı.

Benzer şekilde, uluslararası öğrenciler için başlıca duraklardan olan ülkeler vize alım sürecindeki usulsüzlükler için daha sıkı önlemler aldı ve yaptırımları ağırlaştırdı. Örneğin, sahte öğrencilerin ülkeye girişini engellemek için, İngiltere 100 bin uluslararası öğrenci adayı ile mülakat yapmayı planlıyor, Kanada özel meslek kolejlerine kabul kriterlerini daha sıkılaştırmayı öngörüyor.

Sonuç olarak, yaşanan vize skandalları neticesinde göç politikalarında ikilemler yaşandı, ülkeler hedeflediği uluslararası öğrenci kitlesine karşı imajını zedelemeden göçmen politikalarında bütünlüğü sağlamak amacıyla bazı düzenlemelere gitmek durumunda kaldı.

2013 yılında paydaşlar yükseköğretimde maliyetlerin dengelenmesini ve kara geçilmesini talep ettiğinden düzenleyici ortamlar açısından bir esneklik beklenmiyor.  Bu durum, kalite güvencesi ve öğrencilerin ve göçmenlik sisteminde risk yönetimi konularında beklentinin daha da artmasına neden olacak.

Kitlesel Açık Online Derslerin (MOOCs) olgunlaştırılması

2012 yılının en ses getiren eğitim yeniliği kitlesel açık online dersleri (MOOCs) oldu.

Coursera’nın Nisan 2012’de başlattığı uzaktan eğitim kurslarına 2 milyon kişi giriş yaptı.

2012’nin başlarında, bu dersler neredeyse hiç bilinmiyordu. Ancak yılsonuna kadar, dünya çapında pek çok önde gelen üniversiteyi gönüllü ya da gönülsüz stratejik işbirliğine mecbur bıraktı.

Son zamanlarda bu husustaki en büyük girişim İngiltere’de Açık Üniversite öncülüğünde 12 üniversitenin yaptığı “Future Learn” isimli işbirliği oldu. 250 binden fazla öğrencisi ile İngiltere’de Açık Üniversite en büyük akademik kurum olup, uzaktan eğitimin öncülerinden biri konumunda. Açık Üniversite uzaktan eğitimin kurucu aktörlerinden biri olmasına rağmen, kitlesel açık online derslerinin (MOOCs) rekabet tehdidine tepkisiz kalamadı ve ara formüller bulmak durumunda kaldı.

Ekonomist’in ifade ettiği gibi:  “MOOCs şımarık ve beceriksizler için açıkça altüst oluş anlamına geliyor. Ancak onu gerçekten isteyenler için eğitim dönüşmüş olacak.”

2013 yılında MOOCs pek çok engelle karşı karşıya kalacak. Ancak, bu derslere aşırı yönelim zamanla olgunlaşacak ve akademik kredi toplamanın makul bir alternatifi olacak.

Bu tarz online eğitim modellerinin, kendi ülkeleri dışına giden geleneksel uluslararası öğrenci kitlesini etkilemesi muhtemel değil. Bununla birlikte, dağıtım, teknoloji, kalite ve maliyet gibi birleşenler “kü-yerel”(“glokal”) öğrencilerin beklentilerinde değişim yaşanmasına neden oldu, altyapı ağırlıklı uzmanlaşmış kampüslerin sürdürülebilirliği sorgulanmaya başladı.

Bana kalırsa, 2013 yılı yükseköğretim sektörü için, değerini gerekçelendirmenin artan baskısı altında, kurumsal öz yeterliliğin sağlanması adına pek çok yeni düzenleme ve büyük beklentilerin olduğu bir yıl olacak. Aynı zamanda, MOOCs gibi teknoloji-etkin modellerin fırsatları ve tehditleri ile de karşı karşıya kalınacak.

Daha azıyla daha fazlasını yapabilmek 2013’te yükseköğretimin başarı anahtarı olacak.

Kaynak: University World News 

Çeviren: İpek Coşkun

Share.

About Author

Dr. Rahul Choudaha global yüksek öğretim stratejisti. Globalleşme üzerine araştırmalar yapıyor, seminerler düzenliyor. DrEducation.com, The huffington Post gibi sitelerde bloglar yazıyor.

Leave A Reply