Akla ziyan ezberler-2

0

Başta PKK olmak üzere terör örgütlerinin saldırılarına mukabil Türkiye’nin terörle mücadelesi derinleştikçe dolaşıma sokulan manipülatif ezberlerin sayısı da artıyor.

Başta PKK olmak üzere terör örgütlerinin saldırılarına mukabil Türkiye’nin terörle mücadelesi derinleştikçe dolaşıma sokulan manipülatif ezberlerin sayısı da artıyor. Hakikat ve ahlakla ilişikleri çoktan kesilen ve başarı olarak gördükleri, medyada seslerinin çok çıkmasını bu ezberlere borçlu olan çevreler, ezberler üzerinden terörü meşrulaştırma gayretleri içindeler. Kaldığımız yerden devam edelim:

Ezber 4: Türkiye’nin PKK’yı vurması DAEŞ’le mücadeleye zarar veriyor

PKK ve sempatizanlarının Batı’ya sağdan yaklaşma taktiği olarak kullandıkları bu argüman birçok tutarsızlığı barındırıyor. Türkiye artan PKK terörüne mukabil Türkiye içerisinde ve Kuzey Irak’ta operasyonlar yapıyor. PKK’nın Suriye’deki kolu YPG’yi hedef alan bir operasyon, aksi yöndeki cılız tezvirata rağmen, henüz gerçekleşmedi. Yani YPG uluslararası koalisyonun desteğiyle DAEŞ’le çatışmalara Türkiye’nin PKK’ya yönelik operasyonları başlamadan önceki dönemde olduğu gibi devam ediyor. Bu noktada PKK’lıların ve Batı’daki reklamcılarının çıkmazı, daha önce pazarlamaya çalıştıkları “PKK ile YPG aynı örgüt değildir” argümanlarının bir hakikat kayasına toslaması. Eğer bu ikisi bağlantılı fakat farklı örgütler ise Türkiye’nin Kuzey Irak’ta PKK’yı vurmasından YPG ve Batılı destekçileri neden gocunuyorlar? Yok eğer ikisi aynı örgütse Batı neden ABD ve AB tarafından terör örgütü olarak kabul edilen radikal bir terör örgütünü hava desteği ve ağır silahlarla destekliyor?

Bir terör örgütüyle mücadelenin diğer bir terör örgütüyle birlikte yapılması toplamda terörle gerçek bir mücadele yapılmadığını, Türkiye’de binlerce masum insanı katleden bir terör örgütü olan PKK’nın “özgürlük savaşçısı” örtüsüyle ele alınmasının, dünyayı içerisinden çıkılmayacak bir terör sarmalına soktuğunu gösteriyor. DAEŞ’le mücadeleye en büyük zararı başka bir terör örgütünün eliyle DAEŞ’le mücadele edenler veriyor. PKK’ya bu telakkiyle yaklaşanların Türkiye’de ve Uluslararası Ceza Mahkemesi’nde teröre destek ithamıyla yargılanmaları gerekiyor.

Ezber 5: Türkiye DAEŞ’le değil PKK ile mücadele ediyor

Bu ezberi kullananlar Türkiye’nin PKK’yı bırakıp sadece DAEŞ’le mücadele etmesini istiyorlar. Türkiye gibi büyük bir ülke tehdit algıladığı terör örgütleriyle aynı anda mücadele edebilecek kapasiteye sahiptir. DAEŞ ve PKK terörü arasında da senkronizasyon vardır ve mücadele de benzer senkronizasyon içerisinde yürütülmelidir. Türkiye kendi topraklarında her gün güvenlik görevlisi ve sivilleri şehit eden, intihar bombalarıyla Türkiye’ye saldıran ve yol kapatıp adam kaçıran PKK ile mücadelesini PKK’nın tehdit boyutu ve terör sıklığıyla paralel bir şekilde yürütüyor. DAEŞ ile mücadelesini ise sınır ötesinde bir “güvenli bölge” oluşturmayı göze alacak ve DAEŞ’le mücadele eden Iraklı ve Suriyeli gruplara somut askeri destek verecek ciddiyetle yürütüyor. Kuzey Irak’ta PKK’yı vururken Cerablus-Marea hattına yönelik geniş kapsamlı bir operasyon hazırlığı yapıyor. DAEŞ’le mücadeleyi PKK’ya yönelik hava saldırılarından daha büyük bir askeri yatırımla yürütüyor. Hatırlatmakta fayda var, PKK DAEŞ’in eliyle güçlenmiş, partisi DAEŞ’in eliyle barajı geçmiş bir örgüttür. Bu sebepten Türkiye DAEŞ’e vurduğu her darbenin PKK’ya vurulan bir darbe olduğunu bilmektedir, bu sebepten iki terör örgütüyle mücadeleyi de beraber yürütmektedir.

Share.

About Author

SETA’da Dış Politika Araştırmaları Direktörlüğü görevini yürüten Ufuk Ulutaş, Bilkent Üniversitesi Siyaset Bilimi bölümünde lisans ve Ohio State Üniversitesi tarih bölümünde yüksek lisans derecelerini tamamladı. Ohio State Üniversitesi’nde doktora adayı oldu. Kudüs İbrani Üniversitesi’nde İbranice ve Ortadoğu politikası dersleri aldı. 2004-2009 yılları arasında Ohio State Üniversitesi’nde ders verdi. Mershon Uluslararası Güvenlik Çalışmaları Merkezi’nde araştırma asistanı ve Melton Yahudi Çalışmaları Merkezi’nde önce “Samuel M. Melton” ardından “George M. & Renée K. Levine” araştırmacısı olarak çalıştı. SETA Washington DC’de Ortadoğu Programı Koordinatörlüğü görevini yürüttü. Ortadoğu siyaseti ve tarihi, İsrail ve Yahudi tarihi, Türk dış politikası ve ABD’nin Ortadoğu politikası üzerine çok sayıda akademik makale ve rapor kaleme aldı. Halen TRT Türk kanalında “Küresel Siyaset” isimli dış politika ağırlıklı bir program sunmakta ve Akşam Gazetesi’nde köşe yazarlığı yapmaktadır.

Leave A Reply