Avusturya seçimleri ve aşırı sağın yükselişi

0

Avusturya parlamento seçimleri, Avrupa genelinde yükselişe geçen aşırı sağın bu ülkede de tırmanışta olduğunu ortaya koyarken, kampanyasını İslam ve yabancı karşıtlığı üzerine kuran Avusturya Özgürlükçü Partisi’nin kurulacak koalisyonda yer alma ihtimali endişelere neden oluyor.

Avusturya’da 29 Eylül’de yapılan genel seçimlerde 6 milyonun üzerinde seçmen yeni parlamentoyu belirlemek için sandık başına gitti. Seçimlerde, halkın yüzde yetmişe yakını1 oy kullandı. Toplamda sekiz partinin katıldığı seçimlerde yüzde dörtlük barajın üzerine çıkan altı parti meclise girmeyi başardı. Koalisyonun büyük ortağı Sosyal Demokrat Parti (SPÖ) 2008 seçimlerine oranla oy kaybetmesine rağmen, yüzde 26’lık oy oranıyla birinci sırada meclise girmeyi başardı. Koalisyonun diğer ortağı Avusturya Halk Partisi (ÖVP) de yaşadığı oy kaybına rağmen, yüzde 24’lük oy oranı elde ederek, yeni dönemde koalisyonun kapısını araladı. Seçimlerin en sürpriz sonucunu ise köklerini yabancı düşmanlığından alan Avusturya Özgürlükçü Partisi’nin (FPÖ) 2008 yılında elde ettiği oy oranını yüzde 2,97 artırarak yüzde 20, 51’eçıkarması ve üçüncü sırada meclise girmesi oluşturdu. Seçimlerde yüzde 4 barajını aşarak meclise girmeyi başaran diğer üç partiden Yeşiller yüzde 12,4 oy oranına ulaşırken, seçime ilk kez giren milyarder işadamı Frank Stronach’ın kurduğu ve kendi adını taşıyan partisi oyların yüzde 5,7 sini ve liberal eğilimli NEOS partisi ise yüzde 5’ini almayı başardı. Öte yandan seçime katılabilmek için yeterli imzayı toplayamayan Piraten, Wandl CPÖ, SLP, EUAUS, Männerpartei partileri seçim dışı kaldılar.

FPÖ’süz bir hükümet arzusu

Seçim sonuçlarının belli olmasının hemen ardından, aşırı sağcı FPÖ’nün elde ettiği önemli oy oranıyla bağlantılı olarak koalisyonda yer alabileceği endişesi seçimlere damgasını vuran en önemli gelişmeydi. Koalisyondaki ÖVP yetkilileri, yaptıkları ilk açıklamalarda ekonominin geliştirilmesi ve iş imkânlarının artırılması hedefiyle FPÖ de dâhil tüm partilerle görüşebileceklerine yönelik yeşil ışık yaktı3, ancak daha sonra parti merkezinden yapılan açıklamada hiçbir şekilde FPÖ ile aynı masaya oturulmayacağının altı çizildi. Buna karşın FPÖ Başkanı Strache ise “ÖVP’nin teklifini zaten ciddiye almadıklarını” belirtti.4 Avusturya Cumhurbaşkanı Heinz Fischer partilerden Aralık ayının başına kadar hükümetin kurulmasını talep etti. Fischer konuşmasında ayrıca “SPÖ ile ÖVP nin birlikte yeniden hükümeti kurmasının mantıklı göründüğünü” ifade etti.5 SPÖ Başkanı Faymann seçim sonrası yaptığı ilk açıklamada, “tek hedeflerinin FPÖ’nün içinde yer almadığı bir Avusturya Hükümeti” olduğunu belirtmişti. Tüm bunların yanı sıra partiler, 10 Ekim Perşembe günü6 koalisyon görüşmelerine başlayacakları açıklamasında bulundular ve mevcut açıklamalardan da yola çıkarak, ülkede SPÖ ve ÖVP’nin tekrar koalisyonu oluşturacağı bir hükümetin göründüğü söylemek sürpriz olmayacaktır.

Koalisyon için yeter şartlar

183 sandalyeli Avusturya Meclisi’nde koalisyon oluşturabilmek için 92 milletvekili gerekiyor. ÖVP ve SPÖ toplamda 97 sandalye ile yeniden hükümeti kurma olanağına sahip. Seçim sonrası yapılan anketlerdehalkın çoğunluğunun SPÖ ve ÖVP’den oluşacak koalisyon hükümetine destek verdiği görülüyor. ÖVP’nin, FPÖ’yü yanına alarak NEOS ya da Stronach’ın partisi ile oluşturacağı hükümet ise halkın yalnızca yüzde 10’luk bir kısmının temennisi. Hükümet ne kadar çok koalisyon partisi arasında paylaşılırsa, buna paralel olarak yönetimin o derecede bozulacağına olan inançla, Avusturya için en açık yol SPÖ ve ÖVP’nin oluşturacağı bir koalisyonu hükümeti olarak görünüyor.

Öte yandan, farklı kültürel kimliklere karşı tahammülsüzlüğü ile öne çıkan FPÖ’nün koalisyonda yer alması durumunda ise Türkiye’nin Avrupa Birliği’ne girişine zaten kapılarını kapatan Avusturya hükümetinin daha sert bir tutum takınması şaşırtıcı olmayacaktır.

Seçimlerde yarışan Türk kökenli adaylar

Önceki seçimlerde de olduğu gibi Avusturya’da yaşayan Türk nüfusun seçimlere ilgisini artıran en önemli faktör, Türk kökenli milletvekili adaylarıydı. Aralarında geçen seçimlerde mecliste yerini alanların yanında, seçime ilk kez giren yeni Türk adaylar da vardı.

Seçim sonuçlarına göre, SPÖ Milletvekili adayı Nurten Yılmaz, Yeşiller Partisi adayları Aygül Berivan Aslan ve Alev Korun meclise girmeyi garantileyen isimler arasında bulunuyor. Avusturya Meclisi’ne daha önce seçilmeyi başaran ilk Türk kökenli milletvekili olan Alev Korun, hatırlanacağı üzere 2010 yılında ÖVP’nin izlediği göçmeni göçmene kırdırma politikalarını eleştirirken ÖVP Başkanı’nı Hitler8 ile karşılaştırmış ve meclis içinde ırkçı söylemlere muhatap kaldığı için uzun süre ülke gündeminde yer etmişti.

Seçimlerde yarışan diğer Türk kökenli adaylardan Viyana İslam Federasyonu’na yakınlığı ile tanınan Resul Ekrem Gönültaş ve ÖVP adayı Hasan Vural da seçime renk katan adaylardandı. Resul Ekrem Gönültaş toplamda 11.000 oy alarak, Avusturya tarihinde en çok tercihli oy alan Türk kökenli aday olarak tarihe geçti. Ayrıca Viyana’da aldığı 6980 tercihli oy ile Viyana bölgesinde Başbakan ve yardımcısını da geride bırakmayı başardı.

Kampanyasında ‘Viyana bizim kanımız’, ‘Çok fazla yabancı kimseye iyilik getirmez’ ve ‘Viyana İstanbul olamaz’ gibi sloganlar kullanan FPÖ ise 42 sandalyelik meclis zaferinin içinde Türk kökenli milletvekili bulundurmayan az sayıdaki siyasi parti arasında yer aldı.

Share.

About Author

zeynepberreozcelik@yeniturkiye.org'

Lisans eğitimini Avusturya’da Viyana Üniversitesi İletişim Bilimi ve Gazetecilik alanında “Türk Basınında İslam ve Radikal İslam Haberlerinin AK Parti Öncesi ve Sonrası Dönemde Karşılaştırmalı Analizi” tezi ile tamamlamıştır. Viyana İslam Federasyonu bünyesinde muhabir ve eğitmen olarak çalışmıştır. ‘Multimedya Gazeteciliği’, ‘Tarihsel Medya ve İletişim Araştırmaları’, ‘Reklam ve Pazarlama İletişimi’ alanlarında Viyana Üniversitesi bünyesinde çalışmalar yapmıştır. Ankara Üniversitesi İletişim Fakültesi Gazetecilik bölümünde yüksek lisans eğitimine devam eden Özçelik, SETA Ankara Medya ve İletişim biriminde çalışmaktadır.

Leave A Reply