Büyükelçiliklere hâlâ ihtiyacımız var mı?

0

Modern teknoloji ve maliyet baskısı büyükelçiliklerin gerekliliği konusunu tartışmaya açıyor…

Küresel durgunluğun etkileri nedeniyle bazı ülkeler diplomatik temsilciliklerinin sayılarını azaltırken, bazıları büyükelçiliklerini kapattı. Kriz dönemlerinde ekonomik ve malî gerçekler karşısında hükümetlerin pek fazla şansı yok; tek çare, denizaşırı ülkelerde büyükelçilik harcamalarında kemer sıkmak.

Gelişmekte olan ülkeler için ve bunlar arasında özellikle yoksulluk, gelir dengesizliği, kötü ekonomi, ortalama vatandaşlar için yaşam kalitesinin düşük olması gibi sıkıntılarla yüz yüze olan ülkelerde büyükelçiliklerin idame ettirilmesi için sınırlı hükümet fonlarının ayrılması oldukça zor olabilir. Ancak bunlar diplomasinin yürütülmesiyle ilgili olarak kamuda oluşan yanlış algının giderilmesine yardımcı olmak bir yana, ön plandaki siyasetçilerin diplomatları ve bütçe kesintilerinde diplomatların yaşam tarzlarını hedef almasını kolaylaştırıyor.

Ve tabii, büyükelçiliklere ve yerleşik diplomatlara 21. yüzyılda hâlâ ihtiyaç olup olmadığı tartışmaya açılıyor. Küreselleşme ile bilgi ve telekomünikasyon teknolojisinde kaydedilen ilerleme milyarlarca insanı birbirine bağlıyor. Diplomasinin yürütülmesi bu durumun dışında kalamaz. Dolayısıyla değişmeli veya en azından kendini bu akışa uydurmalı; öyle ki bu modern ortamda etkili olabilsin, ihtiyaçlara daha duyarlı olabilsin.

Eski İngiliz Diplomat Carne Ross bu noktanın altını çiziyor ve zamanımızın büyükelçiliklerinin bugün yaşadığımız zorluklara cevap veremediklerini not ediyor.

Ancak diğerleri biraz daha ileri giderek büyükelçiliklerin diplomasinin ve dış politikanın yürütülmesi için artık gerekli olmadığını ileri sürüyor. Bu görüşü sahiplenenler modern teknolojinin nimetlerine, bilgi sistemleri ve ağlarının yararlarına vurgu yapıyor. Yabancı bir ülkedeki büyükelçiler, güvenlik ekipleri ve diğer yardımcı kadrolar için milyonlar harcamak yerine cumhurbaşkanları ve başbakanlar şimdi acil meseleler karşısında doğrudan uygun şekilde iletişim kurabilirler. Cep telefonları, elektronik posta, video-konferans teknolojisi dünya liderlerine, hükümet görevlilerine ve bürokratlara birbirleriyle doğrudan irtibat kurmaları için imkân tanıyor.

Eğer birebir irtibat gerekli ise, havayolu ulaşımıyla bir resmi görevli dünyanın herhangi bir noktasına bir günden daha az bir sürede seyahat edebilir. Bazı ülkeler bu fırsattan yararlanmak için özel elçi görevi tasarlıyor. Belli ülkeler ve/veya konularla ilgili olarak görevlendirilen özel elçilerin maliyeti ise tam kapasiteli bir büyükelçiliğe göre daha uygun.

Ve elbette ki internet; bilgi toplanması, olayların ve gelişmelerin takip edilmesini kolaylaştırıyor. Benzer şekilde bir yerel irtibat ağı oluşturularak veri, bilgi ve haber toplanması ve değerlendirilmesine katkıda bulunulabilir.

Dolayısıyla büyükelçiliklerin kapatılması yönünde oldukça güçlü bir diğer argüman da, hükümetlerin karşı karşıya bulundukları malî ve ekonomik sıkıntılar. Ancak yabancı ülkelerdeki diplomatik varlıkların sürdürülmesi yönünde de eşit destek mevcut. Bu grup, harcamaların gerekli olduğu ve uzun vadede geri dönüş elde edileceğini ileri sürüyor.

Zambiya’yı ele alalım. Dış görevler için bu ülkede 2009 yılında 20 milyon dolar harcanmış. Oldukça önemli bir rakam ancak o zaman 20 milyar dolar civarında ekonomik değeri bulunan bir ülkede bu rakam GSMH içerisinde binde bir oranında. Gelişmekte olan ülkeler genellikle doğrudan dış yatırımlara yöneliyor ve sundukları hizmet ve mallar için piyasa erişimini arttırma yoluna gidiyorlar; böylece ekonomileri gelişiyor ve bütün bunların ülkeye girişi noktasında büyükelçilikler kilit rol oynuyor.

Bu açıdan bakıldığında GSMH’nın belli bir yüzdesinin çok gerekli yatırımların garanti altına alınması, piyasa erişiminin arttırılması ve gelişme yardımlarına ayrılması dikkate değer bir yekûn tutuyor.

Ancak diplomasi ve ülkeler arasındaki ilişkilerin yürütülmesi bir iş değil. Ekonomik ve ticarî çıkarlar büyük bir etken olsa da, diplomasi dolar ve kuruşun çok ötesinde. Nitekim diplomasi daha ziyade öz olduğu kadar biçim ve sembolizmle ilgili. Özellikle bir büyükelçiliğin açılması ve idare edilmesi ev sahibi ülke hükümetinin karşılıklı ilişkilerin geliştirilmesine gösterdiği özenin açık bir işareti.

Bunlara ek olarak, ev sahibi ülkede olup bitenlerle ilgili görüş bildirecek birilerinin fizikî varlığı katma değer sağlıyor. Bir büyükelçiliğin bilgi toplanması ve bulunduğu ülkeye ait değerlendirmelerde bulunması gibi işlevler önemli olmakla birlikte modern teknolojilerin kullanıma alınmasıyla bu iş uzaktan kumanda şeklinde de yürütülebilir ancak kalite aynı olmaz. Bilginin toplanması ve bir araya getirilmesi yeterli değil. Yerel gelişmelerin analiz edilmesi bir diplomatın işinin önemli bir parçası ve konular, ev sahibi ülkenin ve vatandaşlarının kültürü, nabzıyla ilgili derin bilgi sahibi olmasını, konulara hâkim olmasını gerektiren bir durum. Dünya küreselleşirken ülkelerin birbirlerine bağımlılıkları da giderek artıyor, piyasa ve kaynaklara erişim rekabeti devam ediyor. Fizikî varlıklarıyla bir ülkede bulunan görevlilerin ortamla ilgili fırsatlar, riskler ve gelişmeler konusunda daha sağlıklı bilgi edinmeleri ihtimali yüksek. Bu da önemli bir avantaj.

Ayrıca görevlilerin fiziken ev sahibi ülkede bulunmaları bu ülkelere insan-insan ilişkisi ve irtibatı kurmalarına imkân sağlıyor. İletişim; telefon, elektronik posta ve çok önemli toplantılar için uçak yolculuğu ile sağlanabilse de, bu enstrümanlar insan-insan irtibatının sağladığı ilişkinin yerini tutamaz.

Özellikle kültürlerinde bireysel ilişkilerin önemli yer tuttuğu ülkelerde golf oynamak, karaoke yapmak veya birlikte kahve içmek bir kafede otururken elektronik postada ya da telefon görüşmesinde kotarılabilecek bir işten daha fazlası başarmak söz konusu.

Küresel göç ise büyükelçiliklere gerçekten ihtiyaç olup olmadığının değerlendirilmesinde bir diğer kilit unsur. Uluslararası Göç Raporu 2009: Küresel Bir Değerlendirme başlıklı raporda Birleşmiş Milletler (BM) Sosyal ve Ekonomik İlişkiler Dairesi Nüfus Birimi uluslararası göçmenlerin 1990’dan bu yana 58 milyon artış gösterdiğini ve rakamın 2010 itibarıyla 214 milyon göçmene çıktığını bildirdi.

Yaklaşık 8-9 milyon civarında nüfusu bulunan Filipinlerde nüfusun kabaca yüzde 10’u deniz aşırı ülkelerde göçmen veya işçi olarak bulunuyor. Daha önemlisi Filipinler Merkez Bankası yıllık bazda bu insanların ülke ekonomisine yüzde 7 oranında katkıda bulunduğunu açıkladı. Filipinler dünyada denizaşırı ülkelerde işçi bulunduranlar arasında en fazla döviz girdisine sahip Hindistan, Çin ve Meksika’dan sonra dördüncü ülke, ancak GSMH oranına vurulduğunda Filipinler yüzde 13,5 ile başı çekiyor.

Benzer diğer ülkelerde büyükelçiliklerin ve konsoloslukların bulunması hizmeti daha etkin hâle getiriyor, kolaylaştırıyor. Ancak göçmen sayısındaki artış insan kaçakçılığı sorununa ve yabancı işçilere kötü muameleye katkıda bulunuyor. Büyükelçilikler olmaması durumunda bu vatandaşların korunması güçleşiyor.

Öyleyse, hükümetler ne yapacak? Diplomatik yaklaşım karşılıklı taviz veya orta yol bulunmasını salık verir. Hükümetler ihtiyaç hâlleri dışında harcamalarda kısıntıya gidebilirler. Hâli hazırda birkaç ülkede elçilikte çalışan sayısını azaltmak yoluyla tedbir alınmış bulunuyor.

Etkili ve yeni bir yöntem ise bazı ülkelerle düzenlemelere gidilerek, çok taraflı örgüt görevi veya bir başka ülkenin büyükelçiliğinde yerleşik diplomat görevi şeklinde ortaya çıkıyor. Örneğin; Estonya’nın Güney Amerika’daki ilk diplomatik temsilciliği Brezilya’nın başkenti Brazilya’dadır ve Portekiz Büyükelçiliği’nde görevli bir diplomattır. Benzer bir düzenlemeyi bazı Latin Amerika ülkeleri, bilhassa Doğu Asya’da diplomatik varlıklarını geliştirmek üzere Pasifik Birliği ülkeleri uyguluyor.

Büyükelçilikler yüzyıllardır varlıklarını sürdürüyor ve ihtimaldir ki daha uzun bir süre bu devam edecek. Büyükelçiliklerin işleyiş şekilleri ve işlerini yürütme tarzlarının değişmesi gerekebilir ve misyonları küresel gelişmelere daha bağlantılı, ihtiyaçlara daha kısa sürede cevap verecek şekilde geliştirilebilir. Şu veya bu şekilde büyükelçilikler uluslararası ilişkilerin yürütülmesinde kilit rol oynamaya devam edecekler.

Kaynak: The Diplomat

Çeviren: Handan Öz

Share.

About Author

Yeni Türkiye, ülke ve dünya gündeminin önemli başlıklarını bir araya getirmeyi amaç edinen bir yorum-analiz sitesidir. İç politika, bölgesel ve küresel siyaset, ekonomi ve düşünsel akımları kapsayan geniş bir alanda yayın faaliyeti yürütmektedir. Türkiye ve dünyanın önde gelen medya organlarını, web sitelerini ve düşünce kuruluşlarını düzenli olarak takip eden Yeni Türkiye, sahip olduğu geniş yazar kadrosunun özgün üretimleri dışında en güncel ve seçkin yazılı, sesli ve görsel haber, yorum, analiz ve raporları okurlarıyla buluşturuyor. Türkiye ve dünya gündemine olabildiğince geniş bir perspektifle bakmayı amaçlayan düşünsel bir platform olarak tasarlanan Yeni Türkiye, okuyucularının özgün yorumlarına da yer vermektedir.

Leave A Reply