Çin’in Sincan’da acımasız kısıtlamaları

0

Doğu Türkistan’da yaz aylarında yaşanan vahşetin sona ereceğine dair herhangi bir belirti yok.

Radio Free Asia (RFA) haberlerine göre, İslâm âleminde Kurban Bayramı kutlamaları devam ederken, Sincan Uygur Özerk Bölgesi Yarkent ilçesinde bu hafta beş Müslüman Uygur vurularak öldürüldü. Diğer şiddet girişimleri ve sorunlu bölgeyi yatıştırma gayretleri, beraberinde Çin propagandasının ve güvenlik kısıtlamalarının herhangi bir yararı olup olmayacağı sorusunu akıllara getiriyor.

Yarkent şiddetle dolu bir üç haftayı geride bıraktı. 26 Eylül’de iki ayrı olayda üç Uygur vurularak öldürüldü. Daha sonra 3 Ekim’de dört Uygur, polisin bir eve yasadışı “Dünya Uygur Kongresi Toplantısı” yapıldığı gerekçesiyle düzenlediği baskın sonucu öldürüldü. Öte yandan, Dünya Uygur Kongresi barışçıl bir örgüt olmasına rağmen, Çin bölgede yaşanan sıkıntılardan örgütü sorumlu tutuyor. Yazın meydana gelen şiddet olaylarının hız kesmediği görülüyor.

Belki de bu trajik şiddet olaylarından daha önemlisi, Çin’in daha büyük ölçekte bir ideolojik savaşa girişmesi ve bu girişimin bölge üzerindeki etkisi. Bu hafta Xinjiang Daily gazetesinde yer alan bir habere göre, Kurban Bayramı’nın “barış ve esenlik” havası kutlanırken, barış ve esenliğin sadece kamuya ait bir gazetenin kâğıtlarında kaldığı görülüyor. Ve Çin’in medya ve konuşma özgürlüğü üzerindeki katı kontrolleri şiddetin asıl sebebi olarak gösteriliyor. Her ne kadar Sincan’da kötü basın örneklerini göz ardı etmek gibi bir yeteneğin sergilendiği bilinse de, Sincan, medya kısıtlamalarına daha fazla bağışıklık gösteremiyor.

Örneğin, yüzün üzerinde Uygur geçtiğimiz hafta konuşma özgürlüğü hakkını kullanırken tutuklandılar. Çinli yetkililer bu esnada 2 GB ‘ayrılıkçı e-kitabı’ ele geçirdiler. Ancak bu günlerde yaşananlar 2009 yılında yaklaşık 200 kişinin ölümüyle sonuçlanan Urumçi isyanlarına sebep olan güvenlik kısıtlamalarıyla kıyaslanacak seviyede değil. Yine de Çin giderek daha geniş kapsamlı operasyonlarla kısıtlamalara devam ediyor. İki hafta önce Yunnan kentinde yedi muhalifin ele geçirilmesi amacıyla 100 Uygur tutuklandı.

Bu yılın ilkbahar ve yaz aylarında keza Çin’in saldırıları devam etti ancak Pekin’den gelen açıklamalar hep aynı doğrultuda oldu: “Batı’nın suçu…” Hatta China Daily gazetesinde Ağustos ayında yayımlanan bir başyazıda Batılı basın açıkça “değersiz” olmakla suçlanırken, “Uygur ayrılıkçılarının propaganda makinesi” olarak itham edildi.

Pekin’in komplo teorilerinde ısrarcı olmasının yanı sıra hükümet yaz boyunca meydana gelen saldırılar için Suriyeli muhalifleri ve tabii Amerika’yı suçlayacak kadar ileri gitti.

Teröristler, ayrılıkçılar ve hatta Çinli yetkililerle Sincan sallanıyor. Geçtiğimiz hafta Tibet’ten Yunnan’a kadar her yerde meydana gelen etnik şiddet olaylarına cevaben silâh sesleri duyuldu. Her derde deva olabilecek bir ümit yok ama eğer Pekin durumun iyileşmesini istiyorsa taktik değişikliğine gitmesi gerekecek.

Kaynak: The Diplomat
Çeviren: Handan Öz

Share.

About Author

Uluslararası Çin Radyosu, the Global Times başta olmak üzere birçok farklı yayın kuruluşunda gazeteci ve köşe yazarı olarak çalıştı. Twitter üzerinden @tylerroney kullanıcı adıyla twit atmaktadır.

Leave A Reply