Diplomaside hedefimiz dijital derinlik olmalı

0

Son dönemde sıklıkla gündeme gelen yeni diplomasi, dijital diplomasi, kamu diplomasisi, twiplomasi, weiplomasi kavramlarını yenidiplomasi.com kurucusu Gökhan Yücel, Yeni Türkiye’ye anlattı.

Teknolojide yaşanan baş döndürücü gelişmeler mikro düzeyde günlük yaşamımıza etki ederken, makro düzeyde de uluslararası ilişkilerin çehresini değiştiriyor. Bu süreçte, klasik diplomasi devletlerin birtakım ihtiyaçlarına cevap vermekte yetersiz kalırken, diplomatik misyonlar yeni yeni biçimlere dönüşüyor, diplomasi alanında yeni tanımlamalar ve kavramlar ortaya çıkıyor. Yeni diplomasi, dijital diplomasi, kamu diplomasisi, twiplomasi, weiplomasi bu yeni kavramlar ve tanımlamalardan bazıları. Yeni ortaya çıkan bu diplomasi türlerini yenidiplomasi.com kurucusu, dijital diplomasi uzmanı ve siyaset bilimci Gökhan Yücel Yeni Türkiye’ye anlattı.

Yeni diplomasi nedir? Neden trend oldu?

Yeni diplomasi, gelişen iletişim araçlarıyla diplomasi planlaması yapmak ve dış politika yapıcıların özellikle de sosyal medya uygulamalarını kullanarak sahadaki çalışmalarını yürütmesi anlamına geliyor. Tabiî burada ihtiyaç, dijital bir çağda diplomatik çalışmaların mevcut ve yeni uzmanlık sahalarında sadece klasik yöntemlerle çözülemeyecek kadar geniş bir alana yayılmasından kaynaklanıyor. Bu perspektiften bakınca artan diplomatik ihtiyaçları karşılamak üzere yeni diplomasi çalışmalarının yaygınlık kazandığını görüyoruz.

Yeni diplomasi ne tür diplomasi yöntemlerini bünyesinde barındırıyor?

Yeni diplomasi; kamu diplomasisi, vatandaş diplomasisi ve dijital diplomasi başta olmak üzere birçok yöntemi bünyesinde barındırıyor. Yeni diplomasi kavramı e-diplomasi, dijital diplomasi ve twiplomasi adları altında karşımıza çıktığı gibi, daha geniş düşünüldüğünde sağlık diplomasisi, eğitim diplomasisi, kültürel diplomasi, şehir diplomasisi ve hatta yemek diplomasisi alanlarında hızla artan çalışmaların olduğuna da şahit oluyoruz. Bu diplomasi türleri son dönemde çeşitli yenilikler ışığında tanımlanmış olsa da, aslında kökleri geçmiş zamanlara dayanıyor. Ancak konvansiyonel (klasik, geleneksel) diplomasinin güdümünde olan bu diplomasi çeşitleri sivil toplumun ve hükümet dışı diğer kurumların güç kazanmasıyla birlikte ağırlıklarını artırıyor.

Amaç, diplomasiyi diplomatların tek elinden çıkartmak

Geleneksel diplomatik yöntemlerin dışında küreselleşme sürecinde bir ülkenin uygulayabileceği diplomasi türleri nelerdir?

Diplomasi, ülkeler arası sorunların en başta ‘müzakere’ tekniğini kullanarak savaş dışı yöntemlerle çözülmesini amaçlıyorsa, her diplomatik çalışma türünün temel amacının barışı tesis veya devam ettirmek olduğunu düşünmeliyiz. Diplomasi türleri her ülkenin elindeki envanterlere göre değişiklik gösterebilir. Kültürden yemeğe, spordan sağlığa, akademik dünyadan insani yardıma kadar birçok alanda diplomatik araçlar geliştirmek mümkün. Yeni diplomasi araçlarının mucidi olan ülkelerden şunu öğreniyoruz; amaç diplomasiyi diplomatların tekelinden çıkarmak ve daha alt katmanlara ve toplumsal tabana doğru yaymak. Böylelikle yeni medya araçlarını da kullanarak her bir bireyi diplomat, etki uygulayıcı, dış politika aktörü ve istihbarat elemanı olarak kullanmak.

Kamu diplomasisi dış işlerinin PR’ı değildir

Yeni diplomasi başlığı altında yer alan ‘kamu diplomasisi’ son dönemde sıklıkla gündeme gelmeye başladı. Bu diplomasi türünü nasıl tanımlıyorsunuz ve neden önemli?

Kamu diplomasisi, ülkeler arası diplomatik ilişkileri devletler arası olduğu gibi doğrudan halkla da geliştirmeyi amaçlar. En önemli kozu yumuşak güçtür (soft power). Yumuşak güç kavramını ortaya atan Joseph Nye’ın sözleriyle, “muhataplarınızı, istekleriniz ve dış politika amaçlarınızı zorla değil, kendi rızalarıyla yapacak kıvama getirmektir”. Profesör Nye, devletler arası ilişkilerin olmadığı bazı durumlarda halkla kurulan iletişime dikkat çekmektedir ki, bu, kamu diplomasisinin olmazsa olmazıdır. Kamu diplomasisi dışişlerinin PR faaliyeti değildir, olmamalıdır. Kamu diplomasisi birimleri de tanıtım ajansları değildir. Hedef olarak belirlenen halkın zihnini ve gönlünü kazanma gayretidir. Bu yönüyle büyük önem taşımaktadır.
Peki, dijital diplomasiden ne anlamalıyız?

Tam da bu noktada, bir önceki cevabın devamı niteliğinde, kamu diplomasisini dijital araçlarla sürdürmeye dijital diplomasi diyebiliriz. Elbette dijital diplomasi konusunda çok yol kat eden ABD, İngiltere, Kanada ve İsrail gibi ülkelerin hepsinin kendi tanımları ve tarzları var. En temelde, Facebook ve Twitter başta olmak üzere sosyal ağların zihinleri ve gönülleri kazanmakta kullanılmasını tanımlar. Ülkelerin diğer ülkelerdeki vatandaşlarını ve dünyadaki farklı halkları dijital araçları kullanarak bilgilendirmesi, onlarla iletişime geçmesini hedefler. İnteraktif bir süreç olması, pozitif öğelerle beslenmesi ve bir strateji dâhilinde sürdürülmesi lüzumludur. Diğer türlü, dijital diplomasi yerine dijital bilgilendirme süreci olarak tarif daha uygun olacaktır. Yine yumuşak güç bağlamında düşünecek olursak, eğer kamu diplomasisi ‘soft power’ (yumuşak gücü) kavramını merkeze alıyorsa, dijital diplomasi ‘soft poware’ (soft power+software) üzerine yoğunlaşmaktadır. Ama nihayetinde amaç etkidir.

Gelişmiş ülkeler dijital diplomasiyi etkin kullanıyor

Dünyada, teknoloji diplomasinin bir aracı olarak nasıl kullanılıyor? Hangi ülkeler ve örnekler dikkat çekici?

Bunu iki kısma ayırmak doğru olur. Dijital araçları bir dış politika olarak görenler ve dijital araçlardan yararlananlar. İfade özgürlüğü ve benzeri konularda hassasiyeti olan ülkeler ilk kısımda yer alıyor. Buna ABD ve İsveç’i örnek gösterebiliriz. Zaten ABD, dijital diplomasi faaliyetlerine diplomasinin demokratikleşmesi gözüyle bakıyor. ABD, Libya’da yaşadığı konsolosluk krizine kadar internet özgürlüğünü bir dış politika konusu olarak hararetle savunuyordu. Bundan sonra vites düşürmüş olsa da, yine aynı konuda gayretlerini sürdürüyor. Birçok ülkedeki ABD büyükelçilikleri dijital gençliği bir araya getirerek yolsuzluk, kadının toplumdaki yeri ve yerel kalkınma gibi başlıklarda dijital araçları devreye sokmayı amaçlıyor. ABD başkanlık seçimlerinde o ülkenin halkıyla angaje oluyor. Bunların hepsi sadece günlük birer ‘etkinlik’ olmayıp, belli yazılı çizili bilinen dijital stratejilerin parçasıdır. Bunlar elimizde var; okuyoruz. Bu anlamda bugün dünyada birçok ülkenin gayet ciddi dijital stratejileri ve bu stratejilerin parçası olan sosyal medya stratejileri mevcut.

İkinci kısımda yer alan İngiltere, İsrail ve Kosova gibi ülkeler, mevcut diplomatik faaliyetlerini entegre biçimde dijital dünyada da sürdürüyorlar. 5. yaşını kutlayan genç Kosova Cumhuriyeti, diasporasını internet üzerinde örgütleyerek başarılara imza atıyor. İsrail’in dijital diplomasi çabaları ise tam bir kafa karışıklığı şeklinde tezahür ediyor. İsrail bir yandan barış tezleri ortaya atarken, diğer taraftan savaşın PR’ını yapıyor ve dijital saldırganlığı dijital diplomasi çabalarını engelliyor. Son Gazze saldırısındaki dijital hezimetini de tercihinin savaştan yana olmasıyla ve kullandıkları savaş diliyle izah edebiliriz. Buna karşın ‘dijital hasbara’ olarak tanımlanan bir şemsiye kavramla vatandaşlarını diplomatik çabaların içine dâhil ediyor. Bizim ülkemizde bir mitoloji olarak devamlı tekrar edilen ‘İsrail lobisi’ klişesini bu gözle okumakta ve yapılan çalışmaları yakından incelemekte fayda var. Bakanlığın adına bakıldığında ise zaten yeni diplomasinin İsrail için anlamı ve tanımı berraklaşıyor: Kamu Diplomasisi ve Diaspora İşleri Bakanlığı (hasbara.gov.il)

Yeni diplomasinin eğitimi söz konusu olunca ise yine ABD, İsrail ve İngiltere’de dijital diplomasinin lisans ve yüksek lisans dersleri olarak varlığından haberdarız. Aslında ders programlarına bakınca diplomasinin değişen karakterini ve gitgide nasıl daha disiplinlerarası bir uzmanlık sahasına doğru evrildiğini görüyoruz. Artık uluslararası ilişkiler, siyaset bilimi, uluslararası hukuk, güvenlik, istihbarat kadar iletişim, antropoloji, dijital antropoloji, yazılım mühendisliği, web tasarım vb. başlıklar da diplomasiden yeni diplomasiye doğru önlenemez ve geri dönüşü olmayan yolda son derece önemli disiplinler olarak göze çarpıyor.

İngiltere’ye gelirsek… İngiltere ise ABD’den farklı olarak bir internet savunuculuğuna soyunmuyor.(http://blogs.fco.gov.uk/digitaldiplomacy) Bunu anlamlı ve doğru buluyorum. Çünkü dijital dünyada tercih edilmesi gereken son şey birilerine akıl öğretmek olmalı. Dijital dünyanın doğası herkesin kendi gerçekliğini ve tezini yansıtmasına olanak veriyor. Burada yeni diplomasiden kastımız işte bu mücadele ve etkileşimde öne çıkmanın yollarını aramak olmalı.

Dışişleri dijital dünyada büyük elçi görevlendirmeli

Türkiye kamu diplomasisi ve dijital diplomaside nerede? Türk dışişlerinin bu iki diplomasi türünü etkin ve verimli kullanıp kullanmadığını hakkında değerlendirmeleriniz nelerdir?

Türkiye kamu diplomasisinde Yurtdışı Türkler Başkanlığı, Türk İşbirliği Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA), Yunus Emre Enstitüleri ve Kamu Diplomasi Koordinatörlüğü gibi kurumlarla emin adımlarla ilerliyor. Ancak dijital diplomasi alanında yeterli zihin berraklığına sahip değil. Dijital stratejilerimiz yok. Twitter hesaplarının açılmış olması Hariciye’yi bu alanda başarılı kılmaya yetmiyor. Diplomatların şahsi gayretleriyle ilerleyen dijital diplomasi sürecini kurumsallaştırmak, kısa ve orta vadeli hedeflerin dinamizmiyle mümkün. Bu konu üzerine düşünen paydaşların ve muhatapların ülke menfaatleri açısından bir araya gelmesinde büyük yarar var. Sadece Türkiye’nin değil, dünyanın birkaç yeni diplomasi düşünce topluluğundan bir tanesi olan Yenidiplomasi.com (www.yenidiplomasi.com), mevcut bilgi, birikim ve uluslararası bağlantılarıyla bu anlamda elinden gelen katkıyı vermeye hazır.

Yeni diplomasinin geleceğini nasıl değerlendiriyorsunuz?

Yeni medya ve yeni diplomasinin geleceği müşterek diyebiliriz. Kim diyebilir ki, yeni medya marjinal bir hevestir diye? Bu açıdan bakıldığında yeni diplomasi de marjinal bir heves değil. Şunu unutmayalım; ülkemizde yeni diplomasi konularının mevzubahis olmaması ve Dışişleri Bakanlığı’mızın bu konuya yeterince eğilmemesi dünyada da bu böyledir veya böyle olmalıdır anlamına gelmemelidir. Geçen yılın sonlarına doğru ABD dijital diplomasi birimi hakkında yayımlanan bir rapora göre, bu birimde 1000’i aşkın dijital diplomasi diplomatı çalışıyor. O yüzden, dijital diplomasi tıpkı kamu diplomasisi gibi yatırım yapılması gereken meşakkatli bir alan. Diplomasinin içindeki iletişim yoğunluğunun fazla olduğu bu yöntem kişilerin ve toplumların internet kullanım alışkanlıklarıyla birlikte değişmeye ve saha giderek sofistike bir hal almaya başlıyor. Türkiye son 10 yılında Afrika başta olmak üzere birçok coğrafyada yeni diplomatik misyonlar açtı. Algılama biçimi olarak Facebook ve Twitter’ı da birer ülke olarak kabul edip büyükelçi düzeyinde görevlendirmeler yapılmalıdır. Avantajlarımızı unutmayalım; dünyanın en çok Facebook ve Twitter kullanıcısı olan ilk 10 ülkesi arasındayız. İstanbul dünyanın en fazla Facebook kullanıcısı olan dördüncü şehri. İşte bu dijital tabloyu önemsediğimiz ve üzerinde kafa yorduğumuz sürece dijital diplomasi hak ettiği noktaya ulaşabilir.

Yeni diplomasi tercihi bir zorunluluktur

Özellikle Twitter’daki büyükelçilerimiz çok gündeme geliyor. Büyükelçilerimizin dijital platformda bulunmasını nasıl değerlendiriyorsunuz? Ve, Büyükelçiler/dışişleri yetkilileri neden tweetlemeli?

Neden tweetlemeli sorusunun cevabı çok basit: İletişim bugünün dünyasında oyun dışı kalmamanın bir aracı. Sosyal medya dün bir lüks, insanların ve kurumların tercihlerinin dışında kalabilecek bir araç olabilirdi ancak bugün ve yarın için yeni medya hülasa yeni diplomasi tercihi bir zorunluluk. Dijital iletişim de bunun en hızlı yaşandığı yer. Neden sorusundan nasıl sorusuna geçiş yaptığımızda, alanındaki tek düşünce merkezi olan Yenidiplomasi.com’un birikimleriyle iddialı bir başlangıç yapılabilir.

Stratejik derinlik dijital derinliği de kapsamalı

Twiplomasi ve weiplomasi kavramları da son zamanlarda gündeme geldi. Bu kavramlar üstüne neler düşünüyorsunuz?

Kavramlar değişebilir, yeni kavramlar hayatımızı süsleyebilir. Nasıl ki yeni ve Türkiye için önemli bir ülke kurulduğunda diplomatik misyonlar o ülkede göreve başlıyorsa, dijital dünya için de benzeri geçerli. Twiplomasi malumunuz uluslararası bir iletişim ajansının ortaya attığı bir fikir.(http://twiplomacy.com) Kendi amaçlarına hizmet ediyor ama demek ki bir şirket bile bunun öneminin farkında. Sosyal medya ölçümleri yapıyor, web sayfasında sıralamalar yayımlıyor. Keza Fransız Haber Ajansı AFP’nin de böyle bir e-diplomasi portalı mevcut.(http://ediplomacy.afp.com) Önemli olan bizim kendi buluşlarımızı yapmamız, kendi tanımlarımızın ve kavramlarımızın peşinden gitmemiz, ölçümlememiz, ülkemizin potansiyelini, ihtiyaçlarını, önceliklerini belirlememizdir. Sayın Dışişleri Bakanımız Ahmet Davutoğlu’nun ‘stratejik derinlik’ açılımından mülhem, Ortadoğu’da son iki yıldır yaşananlar, Batılı ülkelerin dijital diplomasi faaliyetleri ve mevcut gelişmeler çerçevesinde ‘dijital derinlik’ başlığı böyle bir analize hizmet edebilir.

Share.

About Author

1977'de İstanbul'da doğdu. Marmara Üniversitesi'nde gazetecilik ve basın ekonomisi, Essex Üniversitesi'nde Avrupa Siyaseti, Oxford Üniversitesi'nde karşılaştırmalı siyaset, Ortadoğu, güvenlik, strateji ve savaş tarihi okudu. Harvard Üniversitesi John F. Kennedy School of Government'ta kamu liderliği üst düzey yönetici eğitimi aldı. Sabah gazetesinde editör olarak çalıştı. İngiltere'ye gittiği yıl olan 1999'dan itibaren The Guardian, Taraf, Radikal, Zaman, Hürriyet Eğitim, Yeni Şafak ve Turkish Daily News'te op-ed yazdı. Oxford ve Londra merkezli önde gelen danışmanlık şirketlerinde enerji, dış politika, medya ve güvenlik konularında projeler yürüttü. 2009-2011 yılları arasında Milli Eğitim Bakanlığı'nda Bakanlık müşaviri görevinde bulundu. Okan, Hasan Kalyoncu Üniversiteleri ile Bahçeşehir Üniversitesi Hükümet ve Liderlik Okulu'nda yarı zamanlı öğretim görevlisidir. Çalışmalarını dijital diplomasi, inovasyon & girişimcilik yönetimi ve karşılaştırmalı eğitim politikaları konularında yoğunlaştıran Yücel, İngilizce ve Fransızca biliyor.

Leave A Reply