Diplomasinin yeni altın çağı

0

Yalnızca insanların davranışları veya fikirleri değil, aynı zamanda diplomasinin hedefleri, araçları ve karakteri de değişiyor. Bütün bunların diplomasi sanatı için ne anlama geldiğini henüz söyleyemesek de geriye dönüş yok.

Sosyal medya diplomasiyi yeniden gündeme taşıyor. İnternet yalnızca mevcut bilgi tekellerini bozmakla kalmayıp aynı zamanda diplomaside bir Rönesans’ı da beraberinde getirmiş bulunuyor. Ancak bu yeni diplomasi, gizli pazarlıkların yapıldığı ve resepsiyonlarda şampanyaların içildiği eski klişelerden oldukça farklı.

Dijital çağda diplomasi, hikâye anlatmaktır. Joseph S. Nye’nin dediği gibi “bilgi çağında kimin ordusunun kazandığı değil kimin hikâyesinin kazandığı önemli.” Ve hükümetlerin diplomasi kurmaylarının en iyi aracı dünyaya hikâye anlatmak: Yatırım çeken, yeni pazarlar açan, insanların terör hücrelerine katılmalarını engelleyen ve gelişme yardımları sağlayan hikâyeler…

Bu yeni tür diplomatlar; gazeteciler, ekonomistler, gelişim uzmanları, avukatlar, istatistikçiler, tasarımcılar, süper zekâ teknoloji çalışanları gibi davranıyor ve yeni olayların peşine düşüyor. Hollanda Dışişleri Bakanı, Google’ın yeni hizmeti Zeitgeist’i Game of Thrones (Taht Oyunları)üzerine bir konuşma ile açtığında artık diplomasi ile sivil toplum örgütleri, medya, yatırımcılar, hatta siyasetçiler arasındaki keskin çizgilerin bulanıklaştığını anlamış oldunuz.

Gizli diplomasi pazarlıkları ve irtibatları hâlâ önemli olmaya devam ediyor, şeffaflık ile gizlilik arasındaki sınırlar diplomasinin daha önceleri kapalı olan dünyasını giderek açacak şekilde kayıyor.

Diplomasi devrimi tabii ki etrafta her gün görmekte olduğumuz daha geniş bir bilgi devriminin parçası. Ve bu karmaşık, hatta korkutucu ve eski güvenilir bilgi kaynakları (yani yabancı muhabirler ağı ile çalışan geleneksel gazeteler) yeni enstrümanlar nedeniyle devre dışı kalırken, yeni güçlü enstrümanlar sayesinde ortaya çıkan bilgi akışını değerlendirebilecek doğru stratejilere henüz sahip değiliz. “Bu kriz aslında tam da eskinin ölmekte olduğu ancak yeninin doğamadığı bir durum; yeni ara dönemde çok çeşitli hastalık belirtileri de görülüyor.” (Antonio Gramsci)

Söz konusu değişiklikleri göz önünde bulundurarak daha önceki bilgi devrimini düşünmeliyiz: Kitap basımının icadı. Bugüne kadar yaşadığımız bilgi akışları içerisinde en şiddetli olanıydı. Kitap fiyatlarına bakmak konuyla ilgili iyi bir fikir verebilir: Beş yüz basılı sayfanın bugünkü değeri yaklaşık 130 pound’a karşılık geliyor. Dolayısıyla Gütenberg öncesi dönemde beş yüz sayfalı bir kitabın üretim maliyeti bugünün parasıyla yaklaşık 13,000 pound! Matbaanın icadıyla birlikte, üretim maliyeti neredeyse bir gecede 300 kat azalarak 45 pound civarına indi. (Hesaplamaların bazıları Nate Silver’ın The Signal and the Noise (Sinyal ve Gürültü) adlı kitabından)

Bu durum ucuz yoldan bilgi yayılımını ve kitap sayısını baş döndürücü bir hızla artırdı. En çok satanlar genellikle haritalar, dinî eserler ve bilimsel ya da sözde bilimsel kitaplardı. Sonuç olarak yalnızca din savaşları başlamadı, aynı zamanda mevcut dünya düzeni algımız da yavaşça ve sonsuza dek değişmeye başladı; kitap basımı Rönesans, Reform ve Sanayi Devrimi’ne yol açtı.

Diplomatik devrim, savaşlara sebep olmayabilir ama hükümet ve siyaset iletişimlerini sonsuza kadar, üstelik hızla değiştiriyor. Amerika Dışişleri Bakanlığı elektronik diplomasinin (e-diplomasi) ilk uygulayıcılarından biri oldu. Ancak Dış İlişkiler Dairesi dijital diplomasiye hızla adapte oluyor. Avrupa Parlamentosu muhtemelen dünyada Facebook üzerinden en çok izlenenlerde bir numara olurken, İsrail Savunma Kuvvetleri ve Hamas sosyal medya platformlarını askerî çabalarını desteklemek amacıyla kullanıyor. Rus diplomatlar Twitter’da ve bizler Rupert Murdoch’un kapalı kapılar ardındaki yaşamını Tumblr üzerinden izleyebiliriz.

Değişen yalnızca insanların davranışları ve fikirleri değil, aynı zamanda diplomasinin de hedefleri, araçları ve karakteri değişiyor. Bütün bunların diplomasi sanatından ne anlama geldiğini henüz söyleyemeyiz ama geriye dönüş yok.

Kaynak: Huffington Post

Çeviri: Handan Öz

Share.

About Author

Gergely Polner 2014 yılına kadar AB İngiliz Bankacılar Birliği başkanlığı görevindeydi. Daha önce Avrupa Parlementosu İngiltere masasında, Macaristan Dış İşleri Bakanlığı'nda çeşitli görevlerde bulundu. Halen daha Avrupa Birliği'nde çeşitli görevlere devam etmektedir.

Leave A Reply