‘Eski Türkiye’nin ‘askeri muhalefet’ özlemi

0

Geride kalan haftada kimi politikacıların yaptıkları açıklamalar ve medyada yer alan bazı haberler de gösterdi ki, azınlıkta da kalsalar, siyasi pozisyonunu güçlendirmek için askerleri sivil siyasetin içine çekme çabasında olanlara bir süre daha şahit olacağız.

Muhalefetini ‘askeri ana muhalefet’in serin gölgesi altında yapmaya fazlaca alışmış bir kısım medyanın İmralı ile müzakereler ve Kürt Sorunu’nun çözümü sürecinde askerleri bir şekilde muhalefetin içine dâhil etme gayreti içinde olduğunu daha önce söylemiştik.1Bu gayret CHP’deki ulusalcı kanadın da katılımıyla devam ediyor.

Komutan’dan mesaj mı var?

Kürt Sorunu’nun çözüm süreci gibi kritik siyasi süreçlerde komuta kademesinin ağzından “yaklaşan ‘tehlike’ karşısında Türk Silahlı Kuvvetleri’nin tereddütsüz ‘taraf’ olduğunu” beyan etmesine alışık sahipsiz muhalif medya, geçtiğimiz hafta ortasında “Komutan’dan uyarı gibi mesaj” diye ortaya çıktı. Habere göre, Jandarma Genel Komutanı Bekir Kalyoncu, Komutanlığın her sene olduğu gibi bu sene de yayınladığı yıllık faaliyet raporunda “Ülke bütünlüğünün parçalanmasına yönelik tehditlerin, içte ve dışta artan yoğunlukta güç kazanma çabası karşısında, iç güvenliğin sağlanması ve korunması öncelik kazanmıştır” demiş, gelişmelere sonunda dayanamayarak belli kesimlere ihtar çekmişti.2 Böylece, okuyucuda adeta Türk Silahlı Kuvvetleri’nin ölüm sessizliğine son verdiği, Cumhuriyet’in sahipsiz olmadığını ele güne hatırlattığı intibaı uyandırılacaktı. Hâlbuki birincil kaynağa, yani 2012 Faaliyet Raporu’na, başvurulduğunda ve Jandarma Komutanı’nın sarfettiği cümle metnin bütünü bağlamında değerlendirildiğinde, durum hiç de gösterilmeye çalışıldığı gibi değildi. Jandarma Genel Komutanı tam olarak şöyle demekteydi: “Ülke bütünlüğünün parçalanmasına yönelik tehditlerin; içte ve dışta artan yoğunlukta güç kazanmaçabası karşısında, iç güvenliğin sağlanması ve korunması öncelik kazanmıştır.”3 Nitekim Orgeneral Kalyoncu’nun sözlerinin açık şekilde çarpıtılmasına, Jandarma’nın tepkisi gecikmedi.Olayın üzerinden birkaç gün geçmeden bu kez Genelkurmay Başkanlığı’nın resmi sitesinden “Jandarma Genel Komutanlığının 2012 yılı Faaliyet Raporu önsözü ile ilgili olarak kamuoyuna [Jandarma tarafından] yapılan açıklama konusunda ilgili komutanlığa herhangi bir yönlendirmede bulunulmamıştır. Ayrıca, konu ile ilgili Sayın Başbakanın bir girişimi de olmamıştır”5 açıklaması geldi. Bir başka köşe yazısında ise Emekli Subaylar Derneği’nde (TESUD) eski yönetimin, görevi, başkanlığını emekli Hava Korgeneral Erdoğan Karakuş’un yapacağı yeni yönetime devretmesiyle TESUD’un sesinin önümüzdeki dönemde daha gür, faaliyetlerinin daha yoğun olacağına dair umut beyanlarını okuduk. Hatırlanacağı gibi, daha önceki yazılarımızdan birinde, Türkiye’de sivil-asker ilişkilerinin unutulan faktörü olarak, muvazzaf askerler üzerinde olumsuz bir baskı unsuru anlamında, ‘emekli generaller’den bahsetmiştik.

Yeni CHP’!’nin asker hasreti?

Medya’nın askeri ana muhalefet özlemi Genelkurmay Başkanlığı’nın 22 Nisan’da yaptığı “Türk Silahlı Kuvvetlerinin yasalarda ve Hükümet direktifinde belirtildiği şekilde teröristle mücadelesi devam etmektedir”6 açıklamasının medyada veriliş şekliyle devam ederken7, CHP’nin ulusalcı kanadından da ‘şahin’ asker hasretlerini belli eden yeni açıklamalar geldi. TSK’nın üst komuta kademesi BDP milletvekillerinin de katıldığı 23 Nisan Resepsiyonu’nda yerlerini almışken, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Genelkurmay’ın açıklamasında büyütülecek birşey olmadığını söyledi ve “Yasaların, orduya verdiği görev var. Yasalar çerçevesinde ordu da görevini yapacak. Bu, büyütülecek olay değil” dedi. Genel Başkan’ın bu açıklamasının aksine, CHP’nin ulusalcı kanadından Muharrem İnce, Ergenekon ve Balyoz Davaları’nda darbeye teşebbüsten yargılanmış/yargılanmakta olan, bir kısmı hüküm giyen emekli komutanları ‘Türk Ordusu’nun paşaları’ olarak tanımlarken, bugünkü TSK yönetimi de dâhil olmak üzere diğer komutanları “NATO komutanı” olarak niteledi.8 Hatırlanacağı üzere, İnce daha önce de Malatya’da yaptığı bir konuşmada “Başka kurtarıcı falan aramayın. ‘Askerler gelsin darbe yapsın bizi de düzlüğe çıkarsın’ yok öyle bir şey. Askerler kendini kurtaramıyor seni nereden kurtarsın. Sen kurtaracaksın, sen” demişti.Görünen o ki, azınlıkta da kalsalar, siyasi pozisyonunu güçlendirmek için askerleri, sivil siyasetin içine çekmeye çalışan siyasetçi ve medya mensubu çeşitlemelerine bir süre daha şahit olacağız.


1 http://odak.setav.org/page/cozum-surecinde-asker-yok-muktedir-siyaset-var/5646
2 Cumhuriyet,  16 Nisan 2013, http://www.cumhuriyet.com.tr/?hn=411148&kn=7&ka=4&kb=7
Jandarma Genel Komutanlığı 2012 Faaliyet Raporuhttp://www.jandarma.tsk.tr/maliye/2012%20Faaliyet%20Raporu.pdf
4 Jandarma: Veriler 2012 Yılına Ait, http://www.ntvmsnbc.com/id/25436394/
http://www.tsk.tr/3_basin_yayin_faaliyetleri/3_4_tsk_haberler/2013/tsk_haberler_34.html#2
6 http://www.tsk.tr/3_basin_yayin_faaliyetleri/3_4_tsk_haberler/2013/tsk_haberler_34.html#2
7 Genelkurmay Başkanlığı’nın açıklamasını değerlendirmesi için 28 Şubat darbesi sürecinde merhum Başbakan Erbakan’a saygsız sözler söylediği ekranlara yansıyan ancak o dönemki TSK Komuta Kademesi’nce kendisine sahip çıkılan emekli Tümgeneral Osman Özbek’in görüşüne başvuran bir haber için bkz.http://www.yg.yenicaggazetesi.com.tr/habergoster.php?haber=83370.
8 http://www.radikal.com.tr/radikal.aspx?atype=radikaldetayv3&articleid=1130711&categoryid=78
9 http://haber.stargazete.com/sondakika/chpli-inceden-askere-agir-darbe-tahriki/haber-714235

Share.

About Author

Lisans eğitimini Bilkent Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi bölümünde, yüksek lisansını Uluslararası İlişkiler bölümünde Londra Ekonomi ve Siyaset Bilimi Okulu’nda tamamlamıştır. Çalışmalarını Bilkent Üniversitesi Siyaset Bilimi bölümü doktora programında devam ettirmektedir.

Leave A Reply