Kamu diplomasisi neden önemli?

0

Uluslararası ilişkilerin geleneksel diplomasi dışında kalan alanlarını ifade eden kamu diplomasisi, küreselleşme ile gelen yeni dünya düzenine dair işaretlere bakılırsa, daha da önem kazanacak.

“19. yüzyıl parlamentolar, 20. yüzyıl kitleler yüzyılıydı. 21. yüzyıl ise kamuoyları yüzyılı olacak.” (Anna Tiedeman)

Küreselleşme ve gelişmiş iletişim teknolojileri dünyanın çehresini hızla değiştirirken, uluslararası ilişkileri artık sadece devletlerarası ilişkiler olarak tanımlamak mümkün değil. Uluslararası sisteme devlet dışı aktörler de dâhil olmuş durumdalar. Özellikle sivil toplum kuruluşları ve çok uluslu şirketlerin etkin aktörler haline gelmesiyle birlikte, sadece politik ve askeri anlamda güçlü olmak yeterli kalmıyor; kamuoyları ve dünya gündemini etkileyebilecek araçlara sahip olmak da önem kazanıyor.

Halen geleneksel diplomasinin kapalı, hiyerarşik ve elitist düzeninin yerini giderek daha büyük nispette modern diplomasinin aleniyet ve esnekliğine bıraktığı bir geçiş dönemi yaşıyoruz. Gelişen kitle iletişim araçları ve bunların sunduğu imkânlar, uluslararası münasebetlerin şeffaflaşmasına ve diplomasi zemininin değişmesine yol açıyor.

Kamu diplomasisi uluslararası ilişkilerin neresinde?

Bu sebeplerden ötürü, günümüzde hükümetler ve devletler, uluslararası kamuoyunda olumlu görünüm ve algı oluşturabilmek için “kamu diplomasisi” olarak kavramsallaştırılan yeni bir diplomasi türüne başvuruyorlar. 1965 yılında Edmund Gullion tarafından uluslararası ilişkiler literatürüne kazandırılan “kamu diplomasisi” kavramı, halkların tutumunun dış politikanın oluşumu ve yürütülmesine yaptığı etki olarak tanımlanıyor. Guillon’a göre kamu diplomasisi, uluslararası ilişkilerin geleneksel diplomasi dışında kalan alanlarını ifade ediyor. Ancak küreselleşme ile gelen yeni dünya düzenine dair işaretlere bakılırsa, giderek önemi artan kamu diplomasisinin geleneksel diplomasiden daha önemli hale geleceği öngörülüyor. Diğer bir ifadeyle, kamu diplomasisi klasik diplomasiyi arka plana itiyor. Örneğin bugün, iki devlet başkanının görüşmesindeki gündem maddelerini veya liderlerin hareket alanlarını büyük nispette daha önceden oluşmuş olan kamuoyu algılarının belirlediği düşünülürse, kamu diplomasisinin önemi daha iyi anlaşılacaktır.

Yumuşak güç ve kamu diplomasisi

Yeni uluslararası sistemde en çok bahsedilen kavramlardan biri olan kamu diplomasisinin diğer bir tanımlaması da, ülkelerin yumuşak güçlerini (soft power) etkili kullanarak çekim merkezine dönüşmeleri esasına dayanan halkla ilişkiler metodu olarak karşımıza çıkıyor. Bu noktada kamu diplomasisi; küresel dünyada yeni aktörler haline gelen araçları kullanarak, devletlerin kendi lehlerine kamuoyu yaratmak adına yabancı halklarla iletişime geçmelerini sağlayan bir iletişim biçimi olarak tanımlanabilir. Mezkur yeni aktörler haline gelen araçlar; ideolojik, kültürel veya diplomatik birtakım devlet veya devlet dışı aktivitelerden oluşuyor. Bu araçlar tarih, kültür, edebiyat, sinema, sanat ve uygulanan diplomasi olabilir. Kısaca, ekonomik ya da askeri müeyyidelere başvurmaksızın diğer ülkeyi kendine çekmek için girişilen faaliyetlerdir.

Kamu diplomasisi ve zamanın ruhu

Kamu diplomasisi devletten devlete değildir, yani devlet yetkilileri arasındaki diplomasiyi ifade etmez. Bunun dışında çeşitli hallerde tezahür edebilir; devletten kamuoylarına, sivil toplumdan kamuoylarına, sivil toplumdan devletlere… Kamu diplomasisi kapalı kapılar ardında değil, açık ve toplumun her kesiminin katıldığı bir diplomasidir türü olması itibariyle de zamanın ruhuna uygun imkânları ülkelere sunmaktadır.

Günümüzde, eğitim düzeyi yükselen kitleler konvansiyonel medyanın dışında internet medyası ve sosyal medya vasıtasıyla da dış ilişkileri daha iyi ve hızlı takip edebiliyor ve “haberdar kamuoyu” büyük bir güç olarak karşımıza çıkıyor. Kamuoyu gücünün bu denli arttığı bir dünyada, devletlerin kendi itibarlarını yönetme gereği bir zorunluluğa dönüşüyor. Bunu başaramayan devletlerin itibarlarının, diğer devletlerce yönetilmeye açık hale geleceğini hatırlatmak gerekiyor.

Share.

About Author

Gazi Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunu Serhat Belen, AFAD'da dijital iletişim müdürlüğü yapmaktadır.

Leave A Reply