Köyler boşaltılmasın, sınırlar açık kalsın!

0

Kobani, Suriye ve Irak’ta PKK/PYD çizgisinin uluslararası meşruiyet kazanma, Türkiye’de ise HDP’nin barajı geçme çabalarının bir aracına dönüştü.

Türkiye siyaseti uzun yıllardır Kobani üzerinden yediği kadar operasyon yemedi. Amerika, IŞİD ve tüm saçaklarıyla PKK, Kobani üzerinden Türkiye’nin iç siyasetini şekillendirdiler. Ne IŞİD’in, ne ABD’nin ne de PKK’nın muazzam bir stratejik önem atfettiği küçük bir şehir üzerinden yapılan siyasi mühendislik Türkiye’de sonuç aldı.

Bu önemsiz şehre IŞİD’in neden saldırdığı, ABD’nin on binlerin ölümüne ve yüzlerce kritik şehrin düşüşüne seyirci kaldıktan sonra neden kendisinin de önemsiz dediği bu şehir için uluslararası koalisyon kurup hava saldırılarına başladığını anlamlandırmak kolay değil. İki taraftan da tatmin edici bir argüman işitmedim. Bu anlamsızlık bir tarafa Kobani, Suriye ve Irak’ta PKK/PYD çizgisinin uluslararası meşruiyet kazanma, Türkiye’de ise HDP’nin barajı geçme çabalarının bir aracına dönüştü. PKK terör örgütü diğer bir terör örgütü olan IŞİD ile mücadelesi üzerinden Batı’dan yıldız toplama peşine düştü. ABD IŞİD’e bomba, PKK’ya da silah yağdırmaya başladığında PKK çizgisinin anti-emperyalist ezberleri de yerini Biji Obama’ya bıraktı. HDP ise yine IŞİD’i kullanarak ve “Türkiye’nin IŞİD’i desteklediği” halisünasyonuna başvurarak ülkedeki Kürt milliyetçiliğini depreştirdi. Bu manipülasyonun meyvelerini de seçimlerde barajı geçerek yedi.

***

Kobani ve onun çerçevesinde yapılan manipülasyonlar olmasa HDP, Kürt oylarını bu denli konsolide edemeyebilirdi. Bu zaviyeden bakınca HDP barajı geçmesini kısmen, hangi stratejik telakkiyle yaptıklarını kendilerinin bile bilmediği IŞİD’in Kobani saldırısına borçlu. IŞİD taşeronu cahiliye kavmiyetçiliklerini tetikleyip Kobani’de tükenirken, Türkiye’ye yönelik operasyondaki görevini de başarıyla yerine getirmiş oldu. Sahi bölgede IŞİD üzerinden operasyon çekilmeyen bir değişim aktörü kaldı mı?

IŞİD, Türkiye’nin içeride ve bölgedeki antitezi konumunda. Buna rağmen tartışmalar, asıl suçlunun komplosuyla suçlu durumuna düşen kahramanın suçsuzluğunu ispat için uğraştığı bir Hollywood filmine dönmüş durumda. IŞİD’in çarpık harici ideolojisini tartışmaya gerek bile görmüyorum, bu taşeron örgütün Türkiye’nin Suriye ve Irak’ta desteklediği gruplarla savaştığını ve şimdiye kadar en büyük zararı Suriyeli muhaliflere verdiğini; Esed rejimiyle yürüttüğü askeri, ticari ve istihbari ilişkilerin artık belgelendiğini, en önemlisi Türkiye’nin de desteklediği bölge statükosunun tarihi kırılma anını geriye sardığını ve bölgeyi statükocu aktörlerin (PKK da dahil) yayılmasına açtığını görmüyorsanız amacınız gerçekler değil, Kobani’de olduğu gibi siyasi rant için manipülasyon yapmaktır.

***

Şimdi yeni operasyon Tel Ebyad üzerinden yapılıyor. 4 senedir istikrarlı bir şekilde sınırı sivillere açtığı için siyasi maliyet ödeyen bir hükümete, tam da “neden sınırları açıyorsunuz?” diyenler tarafından operasyon çekiliyor. Karar verin, Türkmen, Arap, Kürt fark etmeksizin sınırlar siviller için açılsın mı kapansın mı? Suriye topraklarındaki IŞİD teröristlerinin resimlerini paylaşıp Türk askerinin hiçbir şey yapmadığından dert yananlar, Türk askeri Suriye’ye girsin mi girmesin mi? Türkiye’de terör bahanesiyle boşaltılan köylerin siyasi rantını yiyenler, IŞİD bahanesiyle Arap-Türkmen köyleri boşaltılsın mı boşaltılmasın mı?

Benim cevaplarım sınırlar sivillere açılsın, Türk askeri Suriye’ye girmesin, köyler boşaltılmasın. Ya sizinkiler?

Share.

About Author

SETA’da Dış Politika Araştırmaları Direktörlüğü görevini yürüten Ufuk Ulutaş, Bilkent Üniversitesi Siyaset Bilimi bölümünde lisans ve Ohio State Üniversitesi tarih bölümünde yüksek lisans derecelerini tamamladı. Ohio State Üniversitesi’nde doktora adayı oldu. Kudüs İbrani Üniversitesi’nde İbranice ve Ortadoğu politikası dersleri aldı. 2004-2009 yılları arasında Ohio State Üniversitesi’nde ders verdi. Mershon Uluslararası Güvenlik Çalışmaları Merkezi’nde araştırma asistanı ve Melton Yahudi Çalışmaları Merkezi’nde önce “Samuel M. Melton” ardından “George M. & Renée K. Levine” araştırmacısı olarak çalıştı. SETA Washington DC’de Ortadoğu Programı Koordinatörlüğü görevini yürüttü. Ortadoğu siyaseti ve tarihi, İsrail ve Yahudi tarihi, Türk dış politikası ve ABD’nin Ortadoğu politikası üzerine çok sayıda akademik makale ve rapor kaleme aldı. Halen TRT Türk kanalında “Küresel Siyaset” isimli dış politika ağırlıklı bir program sunmakta ve Akşam Gazetesi’nde köşe yazarlığı yapmaktadır.

Leave A Reply