Prizma özel alanın korunmasına ilişkin ne söylüyor?

0

Eski CIA çalışanı Ed Snowden’ın sızdırdığı belgelere göre, Amerikan Ulusal Güvenlik Kuruluşu (NSA) “Prizma” adını verdiği bir proje ile kişisel konuşma kayıtlarına, ses iletişim kayıtlarına, dosya aktarımına ve sosyal ağlarda kişilere özel bilgilere erişim sağlayabiliyor.

Bugünlerde hükümetler ve önde gelen teknoloji firmaları Amerikan yönetiminin “Prizma” adını verdiği bir proje ile kişilerin cep telefonu ve internet kayıtlarına dair ayrıntılara ulaştığı yönünde basına sızan belgeler nedeniyle kriz yaşıyor.

Dün gece Ed Snowden, Amerikan İstihbarat Teşkilâtı CIA’in eski bir çalışanı olarak The Guardiangazetesine verdiği röportajında belgeleri kendisinin sızdırdığını açıkladı.

Amerikan Milli İstihbarat Müdürü James Clapper bu sızıntının ulusal güvenlik için son derece büyük hasara sebep olabileceğini ileri sürerken, Snowden belgeleri sızdırdığını, çünkü yapılan takiplerin dehşet verici olduğunu düşündüğünü söyledi.

Amerikan yönetimi ne görebilir?

Snowden’ın sızdırdığı belgelere göre, Amerikan Ulusal Güvenlik Kuruluşu (NSA) kişisel konuşma kayıtlarına, ses iletişim kayıtlarına, dosya aktarımına ve sosyal ağlarda kişilere özel bilgilere erişim sağlayabiliyor.

Öte yandan, Amerikan hükümeti Verizon telekomünikasyon firmasından milyonlarca telefon konuşmasına ilişkin kayıtları istediklerini teyit ederek, kişisel görüşmelerde her iki tarafın telefon numaralarının, kişilerin bulundukları mahallerin ve konuşma sürelerinin bu kayıtlar arasında yer aldığını açıkladı.

Takip nasıl gün yüzüne çıktı?
  • 5 Haziran: The Guardian gazetesi NSA’nın Verizon firmasından çok gizli bir mahkeme emriyle milyonlarca Amerikalı müşterinin telefon kayıtlarını istediğini yazdı.
  • 6 Haziran: The Guardian ve The Washington Post gazeteleri NSA ve Amerikan Federal Soruşturma Bürosu (FBI)’ın Amerikalı internet şirketlerini “Prizma” adı verilen bir proje kapsamında dinlediğini ve online iletişimi izlediğini açıkladı.
  • 7 Haziran: The Guardian Amerikan Başkanı Barack Obama’nın istihbaratçılardan Amerika’ya yapılabilecek denizaşırı potansiyel siber saldırı hedeflerinin neler olduğuna dair bir listeyi istediğini bildirdi.
  • 7 Haziran: Başkan Obama, ilgili programları savunarak durumun Amerikan Kongresi ve mahkemelerce yakından takip edildiğini kaydetti.
  • 8 Haziran: Amerikan Ulusal İstihbarat Müdürü James Clapper sızıntının mide bulandırdığını söyledi.
  • 9 Haziran: The Guardian gazetesi eski CIA teknoloji birimi çalışanı Snowden’ın sızıntının kaynağı olduğunu açıkladı.

Söz konusu belgelere göre, Prizma aynı zamanda dokuz büyük teknoloji şirketine arka kapı girişi sağlıyor. Bu firmalar arasında Microsoft, Yahoo, Google, Facebook, PalTalk, AOL, Skype, YouTube ve Apple bulunuyor.

Adı geçen sunucular sosyal medyada yapılan özel bildirimler, web sohbetleri ve internet üzerine yapılan aramalar dâhil olmak üzere büyük hacimlerde bilgi depolama ve işleme görevini yerine getirebiliyor.

Ancak bu şirketler olayla herhangi bir bağlantılarının bulunmadığını ileri sürerek Prizma’nın nasıl çalıştığını bilmediklerini belirttiler.

Bazı uzmanlar ise Prizma’nın gerçekten ne kadar güçlü olduğunu sorgulama yoluna giderken dijital hukuk profesörü Peter Sommer BBC’ye “bu tür bir erişimin arka kapıdan girişten çok kapı üzerindeki kedi girişine benzediğini” söyledi.

Sommer konuyla ilgili olarak “Ajanlar bu şirketlerin sunucularını kullanma iznine sahip olabilirler ama bu ancak belli bir hedef ismi verildiğinde mümkün ya da mahkeme kararıyla firma kendilerine gerekli malzemeyi bir diske kaydederek teslim etmekle yükümlü” şeklinde konuştu.

Veri koruma yasalarına ne oldu?

Veri korunmasına ilişkin farklı ülkelerde farklı yasalar uygulanıyor ancak bu kanunlarla veri tabanı şirketlerinin müşterilerine ait bilgileri düzenleme, mevcut veri ile neler yapabildikleri ve ne kadar süre ile depolayabildikleri gibi amaçlara yönelik ve aslında yasalar hükümet erişimine ilişkin değil.

Özel şirketlerin çoğunda mahremiyet politikaları kapsamında yer alan bir paragrafta bilginin yasal açıdan zorunluluk hâllerinde paylaşılabileceği ifadesine yer veriliyor.

Örneğin, Facebook’un bu konudaki politikasında “Kullanıcılar tarafından yüklenmiş bilgileri potansiyel yasadışı eylemlerden korunma amacıyla kullanabiliriz” cümlesi bulunuyor.

Hepimiz izleniyor muyuz?

İngiliz Dışişleri Bakanı William Hague konuyla ilgili olarak “yasalara uygun hareket eden vatandaşların” korkmamaları gerektiğini söyledi.

Hükümetlerin vatandaşların faaliyetlerini izleme yöntemleri gizli ve ulusal güvenlik kapsamında ele alınıyor. Yetkililer genellikle terörizmden korunmanın mahremiyetin korunmasından daha öncelikli olduğunu belirtiyor.

Obama Pazar günü konuyla ilgili açıklamasında “Yüzde 100 güvenliğiniz olamaz ve yüzde 100 mahremiyetiniz de olamaz” şeklinde konuştu.

Hague, BBC’ye “İngiltere’de yasalara uyan vatandaşların bu tür şeylerin hiç farkında olmayacaklarını zira kimliğinizi çalan veya terör saldırısına yönelenlerin istihbarat kurumlarınca bertaraf edildiğini” söyledi.

Hangi ülkede yaşadığınız fark eder mi?

Kullanıcılara ait elektronik posta ve sosyal medya faaliyetleri gibi veriler aynı ülkede kayıt altına alınmıyor. Örneğin, Facebook mahremiyet politikasında ‘bütün kullanıcıların kendilerine ait verilerin Amerika’ya transfer edilerek orada saklandığına’ dair rıza göstermeleri gerektiğinden bahsediyor.

Amerika’da 2001 yılında yürürlüğe giren Yurtseverlik Yasası’na göre yetkililer Avrupa’da kaydedilen verilerin bu şekilde transferi üzerinde kontrol sahibi olabiliyor.

Kişiye ait özel bilgilerin kişiye ait bilgisayarlar dışında saklanması ve işlenmesi kısmen “cloud computing” (bulut bilgi işlem) adı verilen bir yöntemle gerçekleştiriliyor.

Amsterdam Üniversitesi Bilişim Kanunu Enstitüsü’nde görevli Azel Arnbak, bulut bilgi işlemi gerçekleştiren şirketlerin çoğu ya Amerika içerisinde ya da Amerikan yasalarına göre yükümlü olduklarını kaydetti.

Diğer hükümetler de bu olaya müdahil mi?

İngiliz Dışişleri Bakanı Hague, İngiltere’nin izleme konusunda faaliyetleri bulunup bulunmadığına ilişkin ifadeler kullanmaktan kaçınmakla birlikte Prizma ile ilgili olarak ilgili hükümet biriminin bugün Meclis’te dinleneceğini söyledi.

2007 yılında kurulan Prizma’nın kullanımına müdahil olan veya bu projeden haberi olan başka hükümetlerin olup olmadığı bilgisi henüz mevcut değil.

Avrupa Birliği (AB)Adalet Komisyonu yaptığı açıklamada durumun endişe verici olduğunu kaydederek Amerikalı yetkililerden daha kapsamlı bilgi istediklerini kaydetti.

Adaletten Sorumlu Komiser Viviane Reding bu konuda, “Bir üye ülkedeki AB vatandaşının hakları söz konusu olduğunda ilgili verinin yasal anlamda kullanıp kullanılamayacağına karar vermek o üye devletin hükümetine kalmıştır” dedi.

İnternet kullanımı için bu ne anlama geliyor?

Snowden bu tür şeylerin olduğu bir toplumda yaşamak istemediğini belirtirken, Bakan Hague kanunlara uygun hareket eden hiç kimsenin endişelenmemesi gerektiğini tekrarladı ve ulusal ya da küresel güvenlik adına bu tür bir izlemenin dışında kalmanın mümkün olmadığını kaydetti.

Ancak özel alanın ihlâli internetin faaliyete geçtiği ilk günden bu yana güncelliğini korumaya devam ediyor. Prizma ile ilgili olarak Privacy International şirketinin web sitesinde yer alan açıklamaya göre, önde gelen teknoloji şirketleri Amerika’da faaliyet gösterdikleri için Google ve Skype gibi sıklıkla tercih edilen programları kullanan şahısların mahremiyetlerinin Prizma projesi kapsamında ihlâli söz konusudur” denildi.

“Amerikan hükümeti dünyada mevcut verilerin büyük bir kısmı için erişime sahip” şeklinde konuşan Snowden, özel alanın ihlâli konusunda duyduğu endişe üzerine belgeleri sızdırdığını söyledi.

Snowden, “Bu tür şeylerin yapıldığı bir toplumda yaşamak istemiyorum… Söylediğim ve yaptığım her şeyin kayıt altına alındığı bir dünyada yaşamak istemiyorum” şeklinde konuştu.

Kaynak: BBC
Çeviren: Handan Öz

Share.

About Author

Yeni Türkiye, ülke ve dünya gündeminin önemli başlıklarını bir araya getirmeyi amaç edinen bir yorum-analiz sitesidir. İç politika, bölgesel ve küresel siyaset, ekonomi ve düşünsel akımları kapsayan geniş bir alanda yayın faaliyeti yürütmektedir. Türkiye ve dünyanın önde gelen medya organlarını, web sitelerini ve düşünce kuruluşlarını düzenli olarak takip eden Yeni Türkiye, sahip olduğu geniş yazar kadrosunun özgün üretimleri dışında en güncel ve seçkin yazılı, sesli ve görsel haber, yorum, analiz ve raporları okurlarıyla buluşturuyor. Türkiye ve dünya gündemine olabildiğince geniş bir perspektifle bakmayı amaçlayan düşünsel bir platform olarak tasarlanan Yeni Türkiye, okuyucularının özgün yorumlarına da yer vermektedir.

Leave A Reply