Vicdan hürriyeti: Vicdani ret tartışmaları

0

Askeri vesayetin geri çekilmesi, Türkiye’de siyasal ve toplumsal tartışma alanları açarak, vicdani ret gibi geçmişin tabu meselelerinin açıkça tartışılmasına olanak sağladı.

Vicdani ret meselesi, onlarca yıl boyunca Türkiye’de bir tabu teşkil etti. ‘Askerlikten soğutma’ suçu nedeniyle son zamanlara dek bu konuyla ilgili haber dahi yapılamazken; vicdani ret ilan ederek defaten askeri mahkeme önüne çıkanların kaderi de açıkça tartışılamıyordu. Türkiye’nin Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) tarafından vicdani retçilere yönelik uygulamaları nedeniyle mahkûm edilmesi bir değişikliği gerekli kıldı. Tartışmaların sonunda hükümet, harekete geçeceğini duyurdu. Ancak olası reform çalışmasının ne kadar kapsamlı olacağını kestirmek henüz mümkün gözükmüyor.

Avrupa’da yıllardır güçlenen görüş, vicdani ret hakkının aynı zamanda bir insan hakkı olduğu yönündeydi. Bugüne dek ilgili antlaşmalar ve mahkemenin hukuki yorumu, vicdani ret hakkının üye devletlerce tanınması ilkesini bağlayıcı kılmamaktaydı. Geçtiğimiz yıl içerisinde AİHM’nin Türkiye aleyhine verdiği karar ise, bu anlamda yeni bir tablo ortaya çıkardı. Buna göre vicdani ret hakkı, vicdan hürriyeti ile ilgili insan haklarının kapsamına alınmış oldu.

Bu bağlamda Türkiye de mahkûm edildi. Adalet Bakanı Sadullah Ergin ise Kasım 2011’de yaptığı açıklama ile meselenin çözümlenmesine yönelik bir yasa teklifinin hazırlandığını; hükümetin yakın gelecekte bu teklifi değerlendirmeye alacağını ilan etti.
Bu aşamada içerik üzerinde uzlaşmazlıklar da yok değildi. Hükümet cephesinde bazı isimler, vicdani reddin yasal hâle gelmesini sağlayacak bir alternatif düzenlemeye destek verirken, diğer bir grup, vicdani retçilerin birden fazla kez cezalandırılmalarının önüne geçecek asgari bir düzeltmeye ihtiyaç olduğunu vurguluyordu. Bugüne kadar benimsenen uygulama, vicdani retçilerin emre itaatsizlik gerekçesiyle cezalandırılmaları; cezanın infazından sonra da yeni bir cezai yaptırımın ortaya çıkması şeklinde cereyan etmekteydi. Böylece vicdani ret kararının devamı hâlinde defaten ceza uygulanıyordu.

Ordunun kamusal ve siyasal hayat üzerindeki vesayetinin geri çekilmesiyle birlikte askerlik hizmeti meselesinin objektif bir şekilde tartışılabileceği yeni bir alan açılmış oldu. Buradan hareketle Türk Silahlı Kuvvetleri içerisinde de askerlik hizmetinin mevcut haliyle muhafaza edilmesinin anlamlı olup, olmadığına yönelik hâlâ devam eden bir tartışma başladı. Ülkenin bugün askerlik hizmetine yönelik bir reforma sıcak baktığı söylenebilecektir.

Öte yandan yukarıda aktarılan sürece direnç gösterildiği yadsınamaz. Meselenin askeri boyutu bir yana, askerlik hizmeti, toplumsal eşitlik ve vatandaşlık eğitimi bağlamında da tartışılmaktadır. Bu yaklaşıma göre insanların kendi milletlerine sunduğu hizmet, vatandaşlık hüviyetinin ayrılmaz bir parçası durumundadır.

Benzer şekilde, vicdani reddin temelleri konusunda da soru işaretleri mevcuttur. AİHM’nin geçen yıl vicdani ret hakkını din özgürlüğünden hareketle yorumlamasının ardından Diyanet İşleri Başkanlığı’nın verdiği bir fetva, tartışma yarattı. Bu fetvada İslam dininin prensipleri temelinde vicdani ret hakkı reddedilmekteydi.

Fetvanın vicdani ret karşıtları tarafından bir argüman olarak kullanılmasına karşın, İslam dininin geleneğinde farklı yorumların hoşgörüyle karşılandığı da bir gerçektir. Fetva ile birlikte yeniden Türkiye kamuoyunun gündemine gelen vicdani ret meselesi, şimdi siyasal iradenin varacağı kararı bekliyor.

Kaynak: Istanbul Post
Çeviri: Doğan Eşkinat

Share.

About Author

Almanca yayınlanan İstanbul Post gazetesinin sahibi.

Leave A Reply